7 Ekim 2014 Salı

Mustafa İsmet İnönü Kimdir?

Mustafa İsmet İnönü
Mustafa İsmet İnönü (24 Eylül 1884, İzmir - 25 Aralık 1973, AnkaraOsmanlı döneminde albay, Türkiye döneminde orgeneral]ve eski Genelkurmay Başkanı olan, cumhuriyetin ilanından sonraki Türkiye'nin ilk başbakanı, ikinci cumhurbaşkanı olan, İstiklal Madalyası sahibi asker ve siyasetçidir. Atatürk'ün vefatından sonra Genel Başkanı olunca, CHP Kurultayı tarafından kendisine "Milli Şef" ünvanı verilmiştir. Mevhibe Hanım'ın eşi, Ömer İnönüErdal İnönü ve Özden Toker'in babasıdır.
İnönü, Kurtuluş Savaşı'na katılmış ve Lozan Antlaşması'nı imzalamış, birçok defa başbakanlık görevini üstlenmiştir.1925-1937 yılları arasında 12 yıllık kesintisiz başbakanlık süresi olmakla birlikte,toplam 16 yıl 4 ay ile Türkiye'de cumhuriyet tarihinin en uzun süreli başbakanlık yapmış kişisidir.

                                                           IN ENGLISH

Mustafa İsmet İnönü (Turkish pronunciation: [isˈmet ˈinøny]; 24 September 1884 – 25 December 1973) was a Turkish general  and statesman, who served as the second President of Turkey from 11 November 1938, the day after the death of Mustafa Kemal Atatürk, to 22 May 1950, when his Republican People's Party was defeated in Turkey's second free elections. He also served as the first Chiefof the General Staff from 1922 to 1924, and as the first Prime Minister after the declaration of the Republic, serving three terms: from 1923 to 1924, 1925 to 1937, and 1961 to 1965. As President, he was granted the official title of "Milli Şef" (National Chief).





Mustafa Kemal Atatürk Kimdir?

M.Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk (d. 19 Mayıs 1881, Selânik – ö. 10 Kasım 1938, İstanbul), Türk siyasetçiasker ve devlet adamıTürkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasına önderlik yapmış ve TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir. Osmanlımirlivası ve Türkiye'nin iki mareşalinden biridir. 1919 yılında başlattığı Kurtuluş Savaşı'nın önderliğini yapmış; daha sonra, modern Türkiye'yi oluşturan devrim ve reformları gerçekleştirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı ordusunda subay olarak görev yapmış; Türk Orduları Başkomutanı olarak Sakarya Meydan Muharebesi'ndeki başarısından dolayı 19 Eylül 1921 tarihinde, "Gazi" unvanını almış ve mareşalliğe yükselmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni kurmuş ve ilk genel başkanı olmuştur.[3] 1938 yılındaki vefatına kadar arka arkaya 4 kez cumhurbaşkanı seçilen Atatürk, bu görevi en uzun süre yürüten cumhurbaşkanı olmuştur.

IN ENGLISH
Mustafa Kemal Atatürk (pronounced [mustäˈfä ceˈmäl äˈtäˌtyɾc]; 19 May 1881 (conventional) – 10 November 1938) was a Turkisharmy officer, reformist statesman, and the first President of Turkey. He is credited with being the founder of the Republic of Turkey. His surname, Atatürk (meaning "Father of the Turks"), was granted to him in 1934 and forbidden to any other person by the Turkish parliament.[1]
Atatürk was a military officer during World War I.[2] Following the defeat of the Ottoman Empire in World War I, he led the Turkish National Movement in the Turkish War of Independence. Having established a provisional government in Ankara, he defeated the forces sent by the Allies. His military campaigns led to victory in the Turkish War of Independence. Atatürk then embarked upon a program of political, economic, and cultural reforms, seeking to transform the former Ottoman Empire into a modern and secularnation-state. Under his leadership, thousands of new schools were built, primary education was made free and compulsory, and women were given equal civil and political rights, while the burden of taxation on peasants was reduced.[3] The principles ofAtatürk's reforms, upon which modern Turkey was established, are referred to as Kemalism.










Delhi Sultanlığı Tarihi

         Müziddin Keykubad


Delhi Sultanlığı ya da Sultanat-ı Hint (1206 - 1526) yılları arasında Hindistan'da hüküm sürmüş hanedanlardır: Türk kökenli olan Kölemen Hanedanı (Hint 'Memlûk' Hanedanı; 1206-90) tarafından kurulmuş ve Halaciler Hanedanı (1290-1320), Tuğluk Hanedanı (1320-1413), Seyyid Hanedanı (1414-51), ve Afgan kökenli olan Lodi Hanedanı (1451-1526) tarafından yönetilmiş olan Türk devleti. 1526 yılında Delhi Sultanlığı yeni ortaya çıkan Babür İmparatorluğu tarafından fethedilmiştir.



KAYNAK:VİKİPEDİ

Gazne Devleti(Gazneliler)

Gazneli Mahmut
Gazneli Devleti, 961 - 1187 yılları arasında MaveraünnehirHindistan'ın kuzeyi ve Horasan'da hüküm sürmüş, olan Türk devleti.Gazneliler adlarını başkent edindikleri, şu an Afganistan sınırları içinde bulunan,Gazne şehrinden almıştı. Gazne Devleti'nden önce bu topraklarda hüküm sürmüş olan Fars asıllı Samanîlerin siyasi ve kültürel etkisinden dolayı Gazneli Türkler, zaman içerisinde Farslaşmışlardır.
Gaznelilerin kurucusu sayılan Alp Tegin, Samanîlerin ordu komutanlarındandı. Ancak, hanedanlığın tam anlamıyla kuruluşu, onun damadı Sebük Tigin döneminde gerçekleşmiştir. Sebük Tigin, Gazne şehrini başkent yaparak, Samanî sultanlarının egemenliğinden kurtulmuştur.[9][14] Sebük Tegin'in oğlu Sultan Mahmut döneminde imparatorluğun sınırları Ceyhun'dan İndus Nehri'ne, oradan da Hint Okyanusu'na kadar uzandı ve Rey ve Hamedan'ı da kapsadı. I. Mesut döneminde Gaznelilere ait, köklü ve büyük toprakların bir kısmı kaybedilmiştir. Batı bölgelerinin neredeyse tamamı, Dandanakan Savaşı sonrasında Selçuklu Devleti'ne kaptırılmıştır ve elde AfganistanBelucistan ve Pencap bölgeleri kalmıştı. Selçukluların 1157'de dağılması, Gaznelilere pek yarar sağlamadı. Bu karışık ortamdan güçlenerek çıkan Gurlular, 1151'de Behramşah'ı yenilgiye uğratarak Gazne'yi ele geçirdiler. Bundan sonra hükümdarlıklarını Lahor'a çekilerek devam ettiren ve İslam dinini Hindistan'ın içlerine kadar yaymış olan Gaznelilerin son hükümdarı Hüsrev Melik'in Gurlular tarafından 1186'da esir alınmasından sonra, Gazneliler kesin olarak sona erdi.


Kaynak:Vikipedi

Orhan Gazi Hayatı ve Biyografisi

Orhan Gazi.jpg
1281, Söğüt – Mart 1362, Bursa
Orhan Gazi 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesı Kayı aşiretinin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatundu. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ulemaya hürmetli, dindar, adaletli, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı.
Orhan Gazi, babası Osman Gazi'nin 1326'da vefatı üzerine beyliğin başına geçti. Orhan Gazi 1346'da Bizans İmparatoru VI.Yoannis Kantakuzinos'un kızı Teodora ile evlendi.
Ayrıca, Yarhisar Tekfur'unun kızı Holofira, Bilecik tekfuruyla evlendirilirken, düğün basılıp Holofira esir alındı ve Orhan Gazi ile evlendirildi. Müslüman olduktan sonra adı Nilüfer Hatun olarak değiştirildi; bu evlilikten, ileride Osmanlı Devleti'nin üçüncü hükümdarı olacak Murad Hüdavendigar doğdu.

Erkek çocukları: Süleyman Paşa, Murad Hüdavendigar, İbrahim, Halil, Kasım
Kız çocukları: Fatma Hatun

Orhan Gazi Döneminde Osmanlı


On Üç Koloni Nedir?

ON ÜÇ KOLONİ BAYRAĞI
On Üç Koloni, Britanya İmparatorluğu'na ait olan Kuzey Amerika'nın doğu kıyısında (Atlantik kıyısı) bulunan 13 kolonidir. 1607'de VirginiaEyaleti'nde Jamestown kasabasının kurulmasıyla kuruluşa başlamış, 1733'te Georgia Eyaleti'nin kurulmasıyla kuruluş tamamlanmıştır.
1754'te Albany Kongresi'ni kurup, Büyük Britanya'dan daha fazla hak istediler. Sonra 1774'te Kıtasal Kongre'yi kurdular. 1776 yılına kadar Büyük Britanya'ya bağlı kaldılar. 1776'da bağımsızlıklarını ilan edip, Büyük Britanya'ya karşı savaştılar. Dolayısıyla bu 13 Koloni, A.B.D'nin kurucu eyaletleridir. Bu Koloniler sırasıyla kuzeyden güneye doğru sırayla: New HampshireMassachusettsRhode IslandConnecticutNew YorkNew JerseyPensilvanyaDelawareMarylandVirjinyaKuzey KarolinaGüney KarolinaGeorgia.


                                    IN ENGLISH

he Thirteen Colonies were the British Colonies on the Atlantic coast of North America founded between 1607 (Virginia) and 1733 (Georgia). Individual colonies began collaborating at the Albany Congress of 1754 to demand more rights and set up a Continental Congress that declared independence from Great Britain in 1776 and formed a new nation, the United States of America. The thirteen colonies were: DelawarePennsylvaniaNew JerseyGeorgiaConnecticutMassachusetts BayMarylandSouth CarolinaNew HampshireVirginiaNew YorkNorth Carolina, and Rhode Island and Providence Plantations. Massachusetts, Rhode Island, Connecticut and New Jersey were formed by mergers of previous colonies. All the colonies had similar political and legal systems, with a high degree of self government. Most white men could and did vote for local and legislative officials. The colonies were all prosperous and had high growth rates based on immigration from Britain and Germany, together with ample food supplies and land for new settlers. Most families operated subsistence farms. All the colonies had legal slavery, with slave-based plantations in the South producing valuable exports such as tobacco and rice. The Northern and Middle colonies concentrated on trade. The frontier districts often confronted Indian wars, but by 1700 the colonists greatly outnumbered the Indians. The British officials in London practiced a policy of mercantilism, and believed the colonies should be operated for the benefit of the mother country, while the colonists after 1760 resisted British demands for more control especially over taxes. The colonies were religiously diverse, with the Anglican Church of England officially established in most of the South, but there were no bishops and the churches had only local roles. Education was widespread in the northern colonies, which had established colleges such as Harvard and Yale, while the College of William and Mary trained the elite in Virginia.

Avrupa Hun İmparatorluğu Tarihi

375-454
Avrupa Hun İmparatorluğu hunların orta asyadan avrupaya göç edip kurdukları devlettir.
3 Dönemde İncelenir
  • Uldız(Uldin) Dönemi
  • Rua Dönemi
  • Atilla Dönemi
Uldız(Uldin) Dönemi(390-412)
Avrupa Hunlarının dış politikası Uldız zamanında şekillendi. Bölgedeki barbar kavimlere karşı Romayla iyi ilişkiler kurulmaya başlandı. Zira bu kavimler düzensiz ve barbarca yaşıyorlar bu nedenle kontrol altında tutulamıyorlardı. 

Hunlar, Tuna boylarına ilerledikçe barbar kavimlerde Roma sınırlarını zorlamaya başladılar. Bu baskılarla zor durumda kalan Batı roma, Uldızdan yardım istedi. Hunlar ile Radagais komutasındaki barbar kavimler 406 yılında, bugünki floransa bölgesinde karşı karşıya geldiler. Uldız, savaşı kazanarak Radagais’i esir aldı ve Batı Roma tarafından idam edildi.


Rua Dönemi(422-434)
Rua döneminde Doğu Roma’nın Hunlar üzerinde bazı beşinci kol faaliyetleri başladı. Doğu Roma imparatoru II. Theodosius, Hunlara bağlı olan barbar kavimleri kışkırtmaya ve Hun birliğinden ayırmaya çalışıyordu. Casusların yaklanması ve Doğu Romanın faaliyetlerinin ortaya çıkması üzerine Rua Doğu Romanın üzerine yürüyerek önemli bir savaş kazandı. Bu savaş sonrasında Doğu Roma ilk kez Vergiye bağlandı.
Atilla Dönemi(434-453)
NOT:En Parlak Dönem Atilla Han zamanında yaşanmıştır.
434 yılında, Rua’nın ölümüyle yönetim, Rua’nın kardeşi Muncuk’un iki oğluna kaldı. Bleda ve kardeşi Attila, bu dönemde imparatorluğun yönetimine geçtiler. Yaşça büyük olması nedeniyle yönetim Bleda daydı. Ancak Bleda, yeteri kadar varlık gösteremedi. Savaşlarda başarısız sonuçlar alması nedeniyle genellikle savaşları Attila yönetiyordu. Zamanla Attila, Ağabeyi Bledanın başarısız idaresi ve katıldığı savaşlarda varlık gösterememesi nedeniyle kardeşi Attila ile mücadeleye girdi. İmparatorluk 10 yıl kadar bu şekilde yönetildi. Ancak Attila, 445 yılında ağabeyi Bledayı öldürerek yönetimi tek başına eline aldı. 

Attila’nın amacı, hem Doğu hem Batı Romayı egemenliği altına almaktı. Uldız döneminden bu yana Batı Roma ile iyi ilişkiler içine girilmişti. Ancak Attila, bu şekilde devam etmeyecekti. 

Doğu Roma ile ilişkiler zaten kötüydü. Daha önce Doğu Roma üzerine birkaç kez yürünmüş ve baskı altına alınmıştı. Doğu Roma halen Hunlara vergi ödüyordu. Ancak Doğu Roma’nın Hunlar üzerindeki oyunları halen devam ediyordu. Ruanın ölümünden hemen sonra Attila, Doğu Romanın üzerine yürüdü ve savaşı kazanarak Margos antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla vergi iki katına çıkartıldı. 

Doğu Roma, antlaşmayı imzalasada antlaşmanın şartlarına uymuyordu. Bunun üzerine Attila, 441 yılında tekrar Doğu Roma’nın üzerine yürüdü. Trakyaya kadar ilerledi ve vergi üç katına çıkartıldı. Böylelikle Balkanlar yoluda açılmış oldu. 

Doğu Roma, Hunlara karşı faaliyetlerine devam etti. Yine antlaşmaya aykırı hareket ederek Hunlara bağlı kavimleri isyana teşvik etti. Ticaret kurallarını çiğneyerek tüccarlarını Hun topraklarına gönderdi. Attila, bu kez Doğu Romanın üzerine iki koldan saldırıya geçti (447). Bi kolu Yunanistandan girerek Tselya’ya kadar ilerledi. Diğer koldan Sofya, Lüleburgaz, Flibe şehirlerini ele geçirdi. Bugünki Büyük Çekmece yakınlarına kadar ulaştı. Bu ilerleyişten sonra Doğu Roma tekrar barış istedi. Antolyos antlaşması imzalandı ve vergi üç katına çıkartıldı, savaş tazminatı ödetildi ve Tunanın güneyindeki bölge Doğu Roma askerlerinden arındırıldı. 

Attila, yılında Batı Roma imparatorunun kızıyla evlendi (451). Karısının çeyizi olarak Batı Roma topraklarının yarısını istedi. Bunun üzerine Batı Roma ve Hun İmparatorluğu büyük bir savaşa girdi. Attila ordularını, Batı Romanın asker deposu olarak görülen Galya’ya gönderdi. Attila buraya 200 bin kişilik bir orduyla geldi. Ordunun 100 Bin’i Hunlardan, 100 Bin’i kendisine bağlı kavimlerden oluşuyordu. Batı Roma’da denk bir kuvvetle savaşa katıldı. Ordular Katalon ovasında karşı karşıya geldiler. Savaş 24 saat sürdü. İki tarafta çok ağır kayıplar verdiler. Buna rağmen savaş henüz sonuçlanmamıştı. Ancak Batı Roma Askerleri, aynı gece askerlerini geri çekti ve yenilgiyi kabul etti. Attila, Galyayı işkal ederek yenilmezliğini tüm dünyaya kabul ettirmişti artık. 

Attilanın amacı Doğu Romayı tamamen kendisine bağlamaktı. Kesin sonuç almak için 452 yılında bir sefer daha düzenledi. Romanın artık karşı koyacak gücü yoktu. Attila, ordusuyla Alpleri aşarak Po ovasına indi ve İtalyanın kuzey kentlerini ele geçirerek Roma önüne kadar ilerledi. Papa 2. Leo, Attilanın huzuruna çıkarak Attilanın romaya zaten hakim olduğunu söyleyerek Hristiyanlığın merkezi olarak kabul edilen Roma’nın yıkılmamasını talep etti. Bu dönemde bölgede Veba salgını sorunu vardı. Attila bu seferle Doğu Romayı egemenliği altına almış oldu. Bölgedeki Veba salgını nedeniyle daha fazla ilerlemedi ve vergiyi arttırarak geri döndü. 

Attila, 453 yılında şüpheli bir şekilde öldü. Bazı tarih kaynakları Attilanın karısı tarafından zehirlendiğini ifade eder. 
Avrupa Hun İmparatorluğu En Geniş Sınırları